|
reklam
Burada birbirinden güzel şiirler derledik.. Bu şiir kategorisindeki sizler için seçtiğimiz en güzel şiirlerin listesi:
reklam
Erzurum
Karakış, zemheri sende Erzurum
Sevdan çok yücedir bende Erzurum
Gurbeti bitirdim yüz sürdüm sana
Türküdür her dilde, telde Erzurum
Savaşta hançeri vurur Erzurum
On iki Mart günü gurur Erzurum
Diyar-ı Dadaştır tüm yüreklerde
Her daim başı dik durur Erzurum
Tarım, hayvancılık varın Erzurum
Misafirperverdir halkın Erzurum
Gelenek, görenek baş tacı sende
Saygı, sevgi, hürmet arın Erzurum
Aç değildir gözün toktur Erzurum
Özlemim gurbette çoktur Erzurum
Şan, şeref, haysiyet taşırız kalpte
Sende yalan, dolan yoktur Erzurum
Suyu soğuk yaylaların Erzurum
Çok heybetli tabyaların Erzurum
Nur içinde yatsın aziz şehitler,
Ulu Nene Hatun’ların Erzurum
Damarda dolaşan kanım Erzurum
Sen alın yazımsın canım Erzurum
Kaldırımlarında yorgun ayaklar
Sağım, solum, dört bir yanım Erzurum
Şimdi dağlarında güller Erzurum
Güllere hasret bülbüller Erzurum
Götürün köyüme ölürsem beni
Gayri anam figan eder Erzurum
Yavuzer, Ergani telde Erzurum
Hem Mevlüt İhsani sende Erzurum
Vatanın güzide ozan diyarı
Sümmani, Reyhani sende Erzurum
Davut’ta bağrında yaşar Erzurum
Sevinci göğsünden taşar Erzurum
Layık süper lige futbol takımın
Coştur hep bizleri başar Erzurum
ERZURUM’A KAR DÜŞER
Radyoda hava durumu verilir,
Erzurum’a kar düşer
Gönlüme efkâr düşer.
İstanbul’a kar yağsa
Yadıma düşer Erzurum
Erzurum içinde seni bulurum
Melûl, mahzun olurum.
Erzurum'dan Mektup
Hava soğuk üşüyorum
Burası Erzurum annem
Caddeler buz düşüyorum
Burası Erzurum annem
Adam boyu kar her yanda
Bir gün yaz varmış sonunda
Dondum temmuzun onunda
Burası Erzurum annem
İnsanları çatık kaşlı
Çabuk olunuyor yaşlı
Sanki Mevla dan kargışlı
Burası Erzurum annem
Yoksulluk sarmış her yanı
Dağı taşı şehit kanı
Solmuş bağıyla bostanı
Burası Erzurum annem
Palandöken başı duman
Sanki durmuş burda zaman
Bir arada yahşi yaman
Burası Erzurum annem
Nam salmış otlunun taşı
Meşhur kalenin lâvaşı
Dadaş çeker barda başı
Burası Erzurum annem
Yemeklerde cağ kebabı
Herkes yiyemiyor tabi
Çoğunun dert dolu kabı
Burası Erzurum annem
Millet kaderine küsmüş
Devletten umudu kesmiş
Vefasızlık yeli esmiş
Burası Erzurum annem
Tezek bitmiş tütmez baca
Yardım yetişmez muhtaca
Hac kapıda bilmez hoca
Burası Erzurum annem
Doğruyu söylemek acı
Boşa olmuş çoğu hacı
Cahil giymiş âlim tacı
Burası Erzurum annem
Ev kirası can yakıyor
Çoğu kez yuva yıkıyor
Analar çile dokuyor
Burası Erzurum annem
Rakım yüksek yaşamak zor
Seçilenler olmuş nankör
Ne ben deyim ne sen sor
Burası Erzurum annem
Suları buz diyecek yok
Sabılar aç yiyecek yok
Bu feryadı duyacak yok
Burası Erzurum annem
Keseyi dolduran gitmiş
Eski güzellikler yitmiş
Çeşmelerin suyu bitmiş
Burası Erzurum annem
Ne tarım var ne sanayi
Giden unutmuş sılayı
Birlik yok bundan dolayı
Burası Erzurum annem
Boşa hayal kuranda var
Düşenlere vuranda var
Haksız gönül kıranda var
Burası Erzurum annem
Aksakallı pirler nerde
Onlar dermandı her derde
Sır olup çekmişler perde
Burası Erzurum annem
Zengininden olmaz fayda
Dertler dile gelir çayda
Hayat taksitle her ayda
Burası Erzurum annem
Bir olmaz iki yakası
Beyden yana demokrasi
Tekme vurmuş bürokrasi
Burası Erzurum annem
Batı nere bura nere
Aynı vergi vere vere
Halkı batmış göre göre
Burası Erzurum annem
Hiçbir evde tandır yanmaz
Her eve girmiş sihirbaz
Siyasetçileri kurnaz
Burası Erzurum annem
Biri var gönül okuyor
Gül yüzünden nur akıyor
Geleni aşkla yakıyor
Burası Erzurum annem
Bu sözlerim etmesin şok
Gönül erini gören yok
Türlü derde dermanı çok
Burası Erzurum annem
İşte bura öyle bir yer
Anlatmak zor gel kendin gör
Çözülmüyor tamamen sır
Burası Erzurum annem
Ahmet yine taştı derdin
Neler çektin neler gördün
Sen olsan bilmem ne derdin
Burası Erzurum annem
Nazlı Erzurum
Eteğinde duman, zirvesinde kar
Düşmanına hasım dostlarına yar
Tüm dünyaya geniş, bir yüreğe dar
Yaylalar içinde nazlı Erzurum,
Edalı, işveli, nazlı Erzurum.
Tarihlerde vardır Erzurum adı,
Beşik oldu kültürlere yılmadı,
Asla namusuna leke sürmedi
Şerefi, şanıyla namlı Erzurum
Kederli hüzünlü gamlı Erzurum
Diyorlar ki yiğitleri mert olur
Yazı serin kışı ise sert olur
Görmez isem yüreğime dert olur
Şehirlerin, tahtı, tacı Erzurum
Dadaşların bahtı acı Erzurum
Sevdası var bir yüreğe sığar mı?
Rahmet her gün seher ile yağar mı?
Erzurum’a bir gün güneş doğar mı?
Türkiye’min münbit eli Erzurum
Yedi düvel, binbir gülü Erzurum
Uzaklardan bir hoş gelir sedası
Tey tey diye dadaşımın nidası
Bana gelsin başın gözün gadası
Sevdan ile dağlar aştım Erzurum
Neyleyim ki ayrı düştüm Erzurum
Şimdi gitsem dostlar beni bilir mi?
O pak belde kucağına alır mı?
Garip aşık vatanında ölür mü?
Ayrı düştüm yüzüm soğuk Erzurum
Yollar uzun, hasret büyük Erzurum
Dadaş Erzurum
Erzurum
Bir sevgili oldun yüreğimize
Seni gördük seni sevdik Erzurum
İhanet görmedik emeğimize
Sende doğduk sende öldük Erzurum
Toprağımız dedik sana sarıldık
Göz dikene eğilmedik, kırıldık
Seninle yaşadık seninle öldük
Sen canımız sen kanımız Erzurum
Senin taşın senin yolun senin toprağın
Serindir suların yüksektir dağın
Sen dünyada teksin yoktur ortağın
Sen cennetten bir parçasın Erzurum
Sen vardın içimde var olacaksın
Ezelden ebetten sorulacaksın
Dünyanın tahtına kurulacaksın
Tiryaki olmuşuz sana Erzurum
Ne güney ne kuzey ne batı gerek
Doğuda Erzurum olmuş tek yürek
Dünyaya söylüyorum bak haykırarak
Sen kralsın, padişahsın Erzurum
Erzurum
Sırtında palandöken, yayladır üç yanı,
Doğunun kahramanı, dadaşlar diyarı,
Bir tarihi damgalamış, kahramanlığı...
Nam salmış; şanlı tabyalarından ERZURUM.
Dadaş demek; mert, dürüst ve kahraman demek,
Bu adı, tarihe benimsetmiş; ERZURUM.
Kolay değil, düşmana karşı göğüs germek,
Bütün ferdi ile tarihleşmiş ERZURUM.
Tarihinde; nine Hatun, Kazım Paşa'sı,
Tarihi eserlerle, süslenmiş doğası,
Bir senede yaşıyor; dört mevsim havası,
Başka olur; yazın, ERZURUM’un yaylası.
Şu Demoğlu’da ERZURUM’UN bir evladı,
Dört yanında, akar şifalı kaynakları,
Her köşesinde yatıyor, ermiş zatları,
Kelimelere, sığmıyor anlatılması,
Nam salmış, kara altını ile ERZURUM.
Erzurum
Erzurum, memleketim, şiirim benim aşkım
Zaman mekân ötesi yalnız sana müştâkım
İçen göz yaşlarımı Aras yoksa Murat mı?
Kararsızım yaramı sil mi? yoksa kanat mı?
Erzurum’da özlemim,hasretim,umutlarım
Sinmiştir toprağına soluk mutluluklarım
Erzurum’da zamanı geçmişte dondurmuşlar
Mekânı alçak bulup yükseğe kondurmuşlar
Dar sokaklarda durur dost canlısı taş evler
Korkutamaz onları yüzlerce katlı devler
Yakutiye bir duygu, bir fikir,bir ütopya
Aziziye çelikten yüreklerden bir tabya
Çifte Minare'de göz görünmeyene bakar
Geçmişine hasretle, geleceğe ümitvâr
Tüm yollar Erzurum’da, kopar ufuktan sonra
Kopukluk, sonu boşluk peki ya ondan sonra?
Bir kopukluk görülen; bütünlük görülmeyen
Yaşam bir bütündür ki ölmekle ölünmeyen
Erzurum’u eziyor şimdi, zaman kadehte
İnliyorken Erzurum,bütün gülmeler sahte |