|
reklam
Burada birbirinden güzel şiirler derledik.. Bu şiir kategorisindeki sizler için seçtiğimiz en güzel şiirlerin listesi:
reklam
Farklı...
Öyle büyüklenme soyumuz aynı,
Bedenlerimiz bir, çulumuz farklı.
Havamız, suyumuz, dünyamız aynı,
Menzilimiz bir de, yolumuz farklı.
Et ile kemikten vücut çatımız,
Birbirine benzer alın yazımız,
Düşünüp, konuşan, biz bir insanız...
Kalıbımız aynı, yüzümüz farklı
Birimiz sirkeyiz küpün içinde,
Diğerimiz şarap altın kâsede,
Hiçbir farkımız yok, dış görünüşte,
Özümüz aynı da, tadımız farklı.
Asıl önemlisi işte burası,
Ölümün dünyada yokmuş ilacı,
Bahane olurmuş bir baş ağrısı,
Cenazemiz aynı, salımız farklı.
Hepimizin soyu Âdem'le, Havva,
Tüm insanlar, çocuk gelir dünyaya,
Kimimiz sarışın, kimimiz kara,
Kanımız aynı da, tenimiz farklı.
Ben sana yabancı, sen bana bir el,
Öyle uzak durma! Tanışalım gel.
İnsan saz misali, dil ise bir tel,
Notamız aynı da, sesimiz farklı.
Soğan gibi yalnız kabuktan olma,
Okuyup öğren de, kulaktan dolma,
Özüne sahip çık! Uzakta durma,
Hepimiz insanız, adımız farklı.
Sen Yoksun Herşey Farklı
Bugün farklı bir gündü
Sensizliğin bağrıma oturup usul usul cigarasını
tüttürdüğü bir gün.
Gün içinde sen yokken herşey farklıydı aslında.
Bulutlar farklıydı, yağmur farklı
Bakkal farklıydı, manav farklı...
Erkenden bir telaş vardı beynimin orta yerinde.
Sensizlik sensizlik diye atıyordu kalbim.
Yokluğunun telafisini ararken gözlerim.
Herzaman oturup bana gülümsediğin koltuğun farklıydı.
Öfke dolu bir hayal vardı karşımda. Korktum.
Benden nefret edersin diye
Gittin bir daha dönmezsin diye korktum..
Resimlerin odamın süsü gibiydi.
Tek renk vereni dünyamın onlardı.
Saçının telini arar oldum, hasretim diner diye.
Sen gittin, onlar gitti...
Kırıldın mı bana hiç, ağladın mı seni üzünce..
Seni sevdiğimi, gözlerinin rengine hasretliğimi bildin
mi hiç.
Bak saatler durdu. Geçmiyorlar sensiz.
Kaç kez pil değiştim, piller bitmiştir dedim.
Geçmediler, saatler farklı şimdi yokluğunda.
Ben sensizliği matematikle çözümlemeye çalıştım.
Sen içimde ben seninle dedim topladım yalnız bir ben
etti.
Sen yoktun şimdi işlemler farklı, hesaplar yanlış sen
yokken.
Gıcık kaptığım, üşütmeyeyim diye her gün giydirdiğin
paltomu giydim bugün.
Ellerin kokuyordu, o da farklıydı.
Canımın üçte ikisi diyordum ya sana üçte üçüymüşsün
bilmiyordum.
Sensiz yaşam farklı,ölüm farklı, dünya farklı sevgilim.
Bir Şairdim
Bir şairdim!
Bir elimde kalemim, bir elimde defterim..
Anlattım ne varsa gönlüme hoş gelenleri satırlarımda.
Bir gülden yazdım, bir de bülbülden..
Sıra sana geldi cananım,
Yazamadım..
Bir şairdim!
Bir elimde kalemim, bir elimde defterim..
İlkokul çocukları gibi şendim..
Mısralar arasında yüzerdim.
Baktım satırlarımda seni gördüm,
Yazamadım..
Bir şairdim,
Mekanım yoktu benim,
Kimi görsem oydu yarim
Uçan bir kelebek
Açan bir çiçek.
Doğan bir güneş,
Gözleri ıslak bir kardeş ,
Sonrasında sen vardın,
Yazamadım.
Farklı Olacak
Her şey farklı olacak
Sen olcaksın
Hayatımın içinde
Güneş...
Her şey farklı olacak
Sevgin olacak
Hayatımın içinde
Mutluluk...
Her şey farklı olacak
Aşkın olacak
Hayatımın içinde
Huzur...
Değil Mi Ki Farklı
zar misali insan hayatı
ve insanın hayatı
kendi elindeki zara bağlı
her bir atışında
her bir şey farklı
ve insanlar;
onların da her biri farklı
her günleri bir öncekinden farklı
bugün düşman denilen dünki dost
öyle ki o dost,
o da farklı
yaşamın herkese öğrettikleri de öyle
ve bu liste işte uzar gider öyle
ben nerden mi biliyorum
yaşa bakmaz bu meret
değil mi ki herkesin attığı zar farklı
değil mi ki sonuçları ayrı
ve yine her biri apayrı
zar öyle geldi
öyle gerekti
öyle de oldu
dost dediklerimizin nicesi arkamızdan vurdu
düşman sandıklarımız dostumuz oldu
ve işte uzar gider öyle..
Sen Biraz Fazla Nazlı Bense
Farklı
kalbim çarpar olmuş seni göreli
durduğu gün anlarsın sevda neyledi
sayıyorum şimdi bir askerin şafağı saydığı gibi
kara haberin anneme iletileceği günü
garip gelmişim dünyaya
sevda nedir bilmeden gideceğim işte
seni bırakmayacağım sözünü duymadım
ya da seviyorum tek duyduğum şey
allahtan ümit kesilmez oldu
sayıyorum şimdi bir askerin şafağı saydığı gibi
kafamda sorular yüreğimde sevdalar umudum yok
yüreğim kaldırmaz artık ...sevsende
gecelerdeki içimdeki o üşmeyi bir görsen bir hissetsen
belkide anlarsın yavaş yavaş tükendiğimi
kurtulamam tutsağınım
sayıyorum şimdi bir askerin şafağı saydığı gibi
damarlarımdan son kan geçişini
sevdamın tükeneceği geceyi
geceleri gördüğüm kabusları görmek istemesin eminim
kafamda sorular dilimde yalanlar
bir askerin şafağı saydığı gibi sayıyorum bende
bitsin bu işkence gideyim diye
bir bilsen sana olan aşkımı bilemezsin işte
uzun yollar var önünde belkide sevdalar
ölsemde unutmam benle sevdayı da gömerler
kuytu bir köşede özlemin içimde
sayıyorum askerin şafağı saydığı gibi
bavulum hazır gelince vakti gideceğim işte
yolum uzun…
Güneş Farklı Batıyor Artık II
Güneş eskisi gibi değil
Artık parlamıyor
Ne gözlerimi ne de gönlümü
Artık rahatsız etmiyor
Değişmiş benliğim gibi
Yetmiyor sıcaklığı
Şekli bile değişmiş
Rengi sarı değil artık
Kızıl bir nefret renginde
Ya güneş küstü bana
Ya da küstüler aydınlığa
Batmakta artık güneş
Yarım bıraktı günleri
Bense değişmedim hala
Yeter ki sen beni anla
Battı bile güneş
Gitti artık hayatımdan
Beni bıraktı sonsuz kışa
Anlamıştım zaten
Güneş farklı battı
Beni benle ve yalnızlığımla bıraktı
Güneş Farklı Batıyor Artık I
Batıyor yine güneş
Akşam oldu gitme vakti
Bugün çok farklı gidiyor güneş
Sonsuz yolcuğunda
Ufuk çizgisi düz değil
Sanki eğri büğrü uzanıyor
Güneş bugün benim üstüme batıyor
Aynı Mahallede Farklı Evlerde
Bir kurşun sıkasım gelir, adın dula çıkar diye korkarda
yapamam
Babana kızar onu öldüresim gelir, öksüz kalırsın diye
korkarda yapamam
Özleminle yanarım da seni görünce yere bakarım, yüzüne
bakamam
Ne bileyim işte utanırım, utancımdan yanına bile
yaklaşamam
Beraber yaşadığımız, bazende yaşayamadığımız günler
gelir aklıma, unutamam
Evlendiğin günü hatırlarım, isyan eder kızasım gelir,
sana kızamam
Acı verir seninle aynı mahallede ayrı evlerde yaşamak,
ağlayamam
Taşınmak isterim bazen bu mahalleden, seni bir daha
görememekten korkar yapamam
Bilirim hala beni sevdiğini, babanı affetmediğini, tek
sen değilsin mutlu numarası yapan
İçimdeki sızı yansımaz yüzüme, bilirim hoş olmaz kocanı
aldatman
Korkarım bir gün bir yerde gözlerimizin herkesten
habersiz buluşmasından
Korkarım birgün bir şekilde tenha bir yolda
karşılaşmaktan, karşılaşıpta kopamamaktan
Korkutur beni küllerin alevlenmesi, bıkarım bazen senden
kaçmaktan
Bıtkınlık canımdan caydırır ara sıra; arkamdan ağlayan
olur diye yapamam
Hayata değil sinirim, kadere değil sitemim, kendi
yanlışlarımda, kendi fakirliğimde hatam
Can vermek isterim karanlığın içinde, canıma değil
anılarıma, hatıralarıma kıyamam
Çivi çiviyi söker diye bende evlenmek isterim, senin
gibisini bulamam
Mutluluktan bile vazgeçerim bazen, günlük sevgiler
yaşarım bağlanamam
Göz görmeyince gönül katlanır derler, doğrudur belki ama
görmemeyi göze alamam
Kardelen çiçeklerini örnek alırım kendime, savaşırım
karlarla bıkmadan
Rüzgarlar eser, yağmurlar yağar; korkmuyorum artık
kendimi bırakmaktan
İster savursun beni boşlukta, ister alıp götürsün sel
sularıyla; hiçbirşeyden korkmam
Alıştım artık seni başka birinin kollamasına, farklı
rüyalarda olsak da endişeye kapılmam
Ayırdın beni pembe düşler dünyasından, tekrar hayallere
dalmam
Farklı Sevgili
Ne takısı
ne nakışı
Öldürür mahzun bakışı
Çenem düşük, yok mıngırım
avutur onu gırgırım.
Farklıydın
Bir şarkıydı,
mırıldandığımız.
Farklıydı nedense
söyleyişin
makamın.
Farklı bir anlayış.
ya da,
Farklı olan ben.
Neden bilmiyorum, ama
Bugün arıyorum farklılığını.
Sen Farklı Birisin
Cebimde bir milyon, elimde sigaram.
Çayımı yudumlarken, Orhan abi'nin saz tıngırtısı;
"Sen farklı birisin..." sözleri düşündürüyor beni,
Ben sana hiç farklısın demiş miydim diye,
Düşüncelere daldım.
Daldıkça hatırladım.
Sana 3 Temmuz günü söylemiştim.
Migros'ta en sevdiğin krakeri yerken.
Söyledim ama sen duymamak istermişçesine;
"Sen de yer misin?" diyerek geçiştirmiştin.
Bilinçli mi yaptın bilmiyorum,
Ama bildiğim tek sey sana farklı olduğunu,
Söyledim, bir kere de olsa.
Peki ya McDonalds'da yemeği beleşe getirmek için,
O kızıl saçlarından bir tel koparıp içine koymana ne
demeli!
O zaman da söylemiştim.
Hayır! Söyleyecektim ama ,
Sana zarar gelmesinden korkup
Senin için telaşlanmıştım.
Ben hep telaşlanmıştım,
Sen farklı olmaya çalıştıkça.
Hayatı dolu dolu yaşayıp
Göstermek istiyordun herkese sevgini.
Abinin trafik kazasında ölümüne rağmen,
Unutturmaya çalışıyordun, içinde kopan fırtınaları,
İnsanlara, bana ve kendine.
Ama sen hep hüzünlüydün; en sevinçli gününde bile.
Monoton buluyordun; yaşayışımı, arkadaşlarımı ve beni.
Rahatsız etmiyordu seni, benim nasırlaşmış hayatım.
Tıpkı senin renkli hayatının beni rahatsız etmediği
gibi.
Kuş gibi özgür olmak istiyordun.
Benim kurbağayı oynamam umrunda değildi.
Kuş kanatsız zıplayabilirdi belki kurbağa gibi.
Ama kurbağa kanatlanıp uçamazdı; kuş gibi.
Ve sen de bunu biliyordun.
Bildiğin için üstelemiyordun.
Üstelemediğin için hem sen mutluydun, hem de ben.
En azından birbirimize böyle söylüyorduk,
Her ne kadar yalan olsa da.
Sen mutsuzdun senin gibi olamadığım için.
Ama huzurluydun yanında olduğum için.
Aramızda ne çok fark vardı ama bir o kadar da
benzeşiyorduk.
Biz birbirimizi tamamlıyorduk; bir elmanın iki yarısı
gibi.
Ben Samsun içerdim; sosyalist demokratlar gibi.
Sen tüm burcuvazi tavrınla Marlboro'dan şaşmazdın.
Akşam oturup vakit geçsin diye ,
Şiddet flimleri seyretmek istediğimde,
Ya bir müzik kanalı açardın,
Ya da televizyonu kapatıp Mustafa Sandal'ı dinletirdin
bana.
Felsefe kitaplarından büyük haz alırdım,
Sen bana şiirlerini okutuncaya kadar.
Satranç oynamak istediğimde,
"Kız tavlasına var mısın?" deyip beni oyalardın.
Ama ikimiz de yakamozda sarhoş olurduk,
Ellerimizdeki biralarla.
Ben hep sarhoştum,
Seni tanıdıktan sonra,
Ne biraya ihtiyacım vardı,
Ne de yakamoza.
Şimdi;
Ben hiperaktif çocuklar gibi hareketli,
Melekler kadar saf duygularla dolaşırken,
Sen ise hiçbirşeyi paylaşmadığın bir yabancıyla,
Tek bir vücut olmakta kendini zorluyorsun.
Yanyana iki yabancıyı oynuyorsunuz.
Ben ise yalnızım ve kendimde seni buluyorum.
Ağaçlar karşımda rüzgarın esintisiyle boyun eğerlerken,
Sen ise isyan edemiyorsun, yıllarca sana emek verenlere.
Nasıl sitem edebilirsin ki; annene, babana ve kocana.
Suçlu kim diye sorma, bulamazsın.
Sendeki; o aşkı hiçe sayan sen varken.
Farklı Hayatlar
Herkesle aynı şeyleri,
Herkesten farklı şeyler, yapıyoruz.
Herkesle aynı,
Herkesten farklı yere bakıyoruz.
Herkesle aynı
Herkesten farklı seviyoruz.
Herkesle aynı
Herkesten farklı duyuyoruz.
Herkesle aynı
Herkesten farklı konuşuyoruz.
Herkesle aynı
Herkesten farklı hissediyoruz.
Herkesle aynı
Herkesten farklı düşünüyoruz.
Herkesle aynı
Herkesten farklı bir yerdeyiz.
Çünkü, aynı dünyayı,
Farklı dünyalarda yaşıyoruz...
Farklılık
Düşün ki
Bir sabah uyanmışsın
hemfikir seninle tüm dünya
doğru, yanlış, güzel, çirkin
Gördüğün her şey aynı,
"Farklılık" lügatlarda tozlanmış
nostaljik kavram
Düşün ki herkes aynı
Kimsenin diğerinden bir farkı yok
Fikirler aynı, bakışlar aynı
Ne tez, antitez, ne sentez
Solunum bile artık fotosentez...
Baksana güller bile çeşit çeşit
Sarı, kırmızı, beyaz
hepsi de gül, neden, düşün biraz
Hem neden türlü türlü ağaçlar
Yetmez miydi ağaç niyetine bir tek çam,
Ne hoş huzur veriyor değil mi çınar...
Bir de söğüdün gölgesinde
Cennetten ödünç saatler yaşamak var
Unutma
Tonlar rengarenk gökkuşağında
Cümlesine beyaz diyorlar
Ben, sen, o, biz, siz onlar,
Cümlemize insan diyorlar..
Biraz Farklı Bir Gün Bugün
biraz farklı bir gün bugün
yani sıradan günlerden
aynı şeyler üstüne,biraz farklı yüzler
biraz da kuru hava
ama bugün biraz farklı diğer günlerden
Kemal Sunal ölmüş
televizyonlardan gördüm
sabahın ilk saatlerinde
hayata yummuş gözlerini
dondum kaldım, şaşırdım
çok gençti daha kendisi
genç olmasının yanında iyi bir adamdı
yani adam gibi adam
kalp kriziymiş
korkudan, heyecandan
belki de zamansız geldiğinden ölümün
üzüldüm, severdim kendisini çok
ilk önce filmleri geldi aklıma, sonra yakınları
ve ailesi
Baş'ı sağolsun tüm sevenlerinin |