|
reklam
Burada birbirinden güzel şiirler derledik.. Bu şiir kategorisindeki sizler için seçtiğimiz en güzel şiirlerin listesi:
reklam
FENERBAHÇE
Türkiye’de bir numara
Gözdür kaştır Fenerbahçe
Kasasında çoktur para
Sağlam taştır Fenerbahçe
Volkan kapatır kaleyi
Lugano için kolayı
Taraftar çeker halayı
Ekmek aştır Fenerbahçe
Tuncay oyuncunun hassı
Alex verir ara pası
Kezman çekmez asla yası
Bizi coştur Fenerbahçe
Önder gerinin direği
Yozgatlı orta göbeği
Denizin kıvrak bileği
Uçan kuştur Fenerbahçe
Aurelio sanki makine
Appiah coşturur yine
Serkan ın hızı şahane
Büyük baştır Fenerbahçe
Tümerin bellidir solu
Uğurun var koşu yolu
Deivdin her kafa golu
Güzel hoştur Fenerbahçe
Feneri tutmayan pişman
Sırrı derki, çoktur düşman
Aziz Yıldırım dır başkan
Yüzyıl yaştır Fenerbahçe.
Fenerbahçe Yolunda
Çiçekler açan kaldırımlar,
Nizami aralıklarla dikilmiş ağaçlar,
Rüzgarın süpürdüğü sigara izmaritleri,
Güneş'in kokusu hissedilebiliyor Fenerbahçe yolunda.
Yalnız başına yürüdüğünüz zaman,
Yalnızlıklar unutuluyor bir an,
Denize doğru yürüdüğünüzün farkında,
İnsanı huzur kaplıyor Fenerbahçe yolunda.
Bir uç, bir burun ve ufacık bir koy...
Fenerbahçe Parkı'nda ötüşen kuşların
Sevişmeleri dokunur dudaklarına,
Yalnızlıklar unutulur Fenerbahçe yolunda.
Sevgiliyle yürünse de o yolda,
Yalnız değilsinizdir, baharın kolları yanıbaşınızda.
Bugün senin için pembe bir karanfil kopardım,
Yaprakları sen kokuyordu Fenerbahçe yolunda.
Sen karanfil yaprakları olarak,
Yalnızlıklarımı sildin, suçu(!) Fenerbahçe yoluna attım.
Beklediğim buydu sanırım,
Sana tekrar aşık oldum Fenerbahçe yolunda.
FENERBAHÇE diyorum.
Fenerbahçeli değilim ama
Bu gece Fenerbahçe’liyim.
Fenerbahçe ile yüreğim…
Bir anlamda,
‘Maküs talihini’ yendi ülkemin.
Fenerbahçe’lim,
Fenerbahçe’li olmayanım,
Fenerbahçe finalde istiyorum.
Aha tarihi yazıyorum buraya:
Dört Mart İkibinsekiz.
FENERBAHÇE diyorum.
Fenerbahçe
Titretti avrupayı,
Haydi çekin halayı,
Alırsan bu kupayı,
İşte yüzyılın olayı.
Avrupa liglerinde,
Yaşa sen fenerbahçe,
Hiç bitmesin bu neşe,
Varol sen fenerbahçe.
Getirdi dize devleri,
Şen etti bütün evleri,
Feth etti gönülleri,
Fenerbahçe erleri.
Yüce olsun hep şanın,
İşte böyle şahlanın,
Dilinde avrupanın,
Söylensin senin adın.
Yakışır şampiyonluk,
Taraftarın milyonluk,
Haykırdık oluk oluk,
Yaşa fenerbahçe.
Gündüzlerde gecede,
Cehennem kadıköy'de,
Söylenecek dillerde,
Yaşa fenerbahçe.
Büyüksün Türkiye'de,
Söylüyorum illede,
Şampiyonlar liginde,
Yaşa fenerbahçe.
Ömrümce Fenerbahçe
İlkokula orda başladım.
İlk heyecanlarım,
Sevinçlerim,mutluluğum,
Fenerbahçe’de geçti tüm çocukluğum.
O zamanlar
Çayırda ebegümeci toplardı insanlar,
Gelincikler,papatyalar...
Ve kıyıdan karides toplardık ellerimizle.
Marina falan yoktu, fakat
Mendireğin içinde boy boy tekneler dururdu;
Haşim Bey’in ‘Rüya’sı. İpar’ların kotrası
Ve sarılı,yeşilli tramvayları vardı Fenerbahçe’nin
O güzelim günlerin nostaljik ‘posta’sı...
Sadece yedi tane köşk vardı Fenerbahçe’de;
Kocaman bahçelerinde
Rengârenk aristokrat çiçekler,
Heykeller,kameryalar...
Kimi kule’li,kimi ahşap,kimi mermer
Ve kaldırım kenarlarında
Sarı papatyalar biterdi yer yer..
Kırmızı çakarıyla mendirek ve sakallı fenercisi,
Karşısında ‘Belvü Oteli’
İstanbul’un nadide incisi...
Gözlerimdew nem,burnumda sızı oluyor şimdi
Çocukluğumun o güzel günler,;
40’lı yılların Fenerbahçe’si...
Sonra 50’li,60’lı yıllar;
Talebe bütçesiyle hovardalık hevesinde
Gençliğimin mâsum günleri;
Yine Fenerbahçe,
El ele,yanak yanağa ağaç dipleri,
Plâjda saf çapkınlıklar,
Sonra,kaçak girdiğimiz ‘kamp’ günleri
Ve mehtaplı,yakamozlu yaz geceleri;
Sevgiliyle sandal sefaları,
Sessiz bakışlarda sevda bilmeceleri...
Kalamış’ta denize girer,
Mendirek’ten midye toplardık
Ve Kurbağlı’dan sandal tutardık
Saati ikibuçuk liraya...
Hey gidi ‘ikibuçuk lira’
Ve hey gidi Kurbağlı Dere
Onlar da yok artık...
Derken,70’li,80’li yıllar geldi;
Başımda saçlar azalıyordu hızla
Ve Fenerbahçe’de güzellikler...
O cânım köşkler,gece klübüoldu,restoran oldu,
Münir Nurettin’in Kalamış’ına
Arabesk sesler
Ve o masmavi koya
Lâğım kokusu doldu...
Ben,yine de,yorgun hafta sonlarımda
Kendimi kollarına atardım Fenerbahçe’min,
Bir sigara yakar,
Geçmiş güzellikleri içerdim duman duman.
Göğün mavisine sığınırdı anılarım.
Birkaç âşina ağaç
Ve hep aynı kayalar,
Yalnız onlardı,yalnız onlar
Benim Fenerbahçe’mden geri kalanlar...
Bu,bir çaresiz kaybedişti,bilirdim,
Yine de,kalanla yetinirdim.
Şimdi,90’lı yılların sonları;
Ömrümün kış mevsimi;
Emeklilik,yaşlılık,
Tükenişin kaçınılmaz kaygısı
Ve yine yanıbaşımda Fenerbahçe,
Gençlik günlerimin anısı...
Batılı bilinciyle bir güzel insan,
-Ki,ona minnet,ona şükran-
Gerçek bir İstanbul’lu zevkiyle
Yeniden güldürüp çehresini
Kurtarmıştı yılların bitkin Fenerbahçe’sini
Ve ciğerlerimin
Kırk yıllık duman birikintilerine isyan ettiği
Ve insanı insan yapan
Tüm zevklerin bir bir bittiği
Bu puslu günlerimde,
Bir vefa borcudur,biliyorum;
Yorgun adımlarımla
Sana geliyorum
İçim daraldıkça,aklıma estikçe,
Selâm sana eski dost,
Selâm Fenerbahçe...
Fenerbahçe Marşı
Bin dokuz yüz yedide bir güneş gibi doğdun
Halkımızın gönlünde yüce tahtını kurdun
Kurtuluş Savaşında Türk'üme ümit doldun
Dünyanın her yerinde ismimizi duyurdun
Fenerbahçe denince ürperiyor her yerim
Sarı kanaryam benim, şampiyonum, Fener'im
Senin üstünlüğünü seyretti bütün cihan
Rakipleri titretti, Bekir, Cihat, Lefter, Can
Klas nedir öğretti Cemil, Oğuz ve Rıdvan
Nice yiğitler geçti onların arasından
Fenerbahçe denince ürperiyor her yerim
Sarı kanaryam benim, şampiyonum, Fener'im
Yüzlerce golü buldun, rekorlara doymadın
Gol yemeyen şampiyon, tarihe geçti adın
Yüzyıllarca sürecek senin başarıların
Halkın içinden geldin, gönlündesin halkımın
Fenerbahçe denince ürperiyor her yerim
Sarı kanaryam benim, şampiyonum, Fener'im |