|
reklam
Burada birbirinden güzel şiirler derledik.. Bu şiir kategorisindeki sizler için seçtiğimiz en güzel şiirlerin listesi:
reklam
Gurbet
Gözümde ufuklar gözümde hasret,
Sevdiğim uzakta adı da gurbet.
Gurbet gurbet sen çok zalımsın gurbet,
Gurbet gurbet evin yıkılsın gurbet.
Denizleri dağları aşamam gurbet,
Yüreğimde acıyla yaşamam gurbet.
Senden zalımını tanımam gurbet,
Gurbet gurbet belin bükülsün gurbet.
Uzakta sevdiğim bekler yolumu,
Aşılmaz dağların kırdı kolumu.
İnsafsız yüreğin görmez halimi,
Gurbet gurbet dalın kırılsın gurbet.
Gurbet
Can evime hançer vurdu
Ciğerimi söktü gurbet…
İçime hüzün oturdu
Gönle kezzap döktü gurbet
Duman duman çöktü gurbet…
Uzaktalar ana baba
Yaban oldu dost akraba
Ne yapsam n’etsem acâba
Sıktı gurbet sıktı gurbet
Duman duman çöktü gurbet…
Umudum hayâlim söndü
Bayrağım yarıya indi
Yolumuz gurbete döndü
Aktı gurbet aktı gurbet
Duman duman çöktü gurbet…
Bülbül oldum gülüm yandı
Mızrap oldum telim yandı
Gurbet elden dilim yandı
Yaktı gurbet yıktı gurbet
Duman duman çöktü gurbet…
Hayatımı haram etti
Gurbet beni verem etti
Bir Aslı’ya Kerem etti
Koktu gurbet koktu gurbet
Duman duman çöktü gurbet…
Coştum bulandım duruldum
Nice dostlara sarıldım
Hem kırıldım hem yoruldum
Hesabımda yoktu gurbet
Duman duman çöktü gurbet…
ŞAKALAR’ı çekti gurbet…
Gurbet Gurbet
Göçmen kuşlar gibi göç gater, gater
Gurbet gurbet gider Yolumuz bizim...
Her mevsim de başka renk, başka amber
Gurbet gurbet tüter gülümüz bizim....
Sılayı gönülde gizem yapmışız
Gurbet, gurbet sızar Yaşımız bizim...
Hasret hırkasını melanet takmışız
Gurbet gurbet kaynar aşımız bizim...
Gözlerim ufukta şafağı bekler
Gurbet, gurbet uzar gecemiz bizim...
Nazlı yar sıla da yolumu gözler
Gurbet gurbet yazar hecemiz bizim...
Dört yaşında geldi yaş kırka vardı
Gurbet gurbet ağrır başımız bizim...
Baba oldu, dede oldu kırardı
Gurbet gurbet gezer salımız bizim...
Dost Çağlari'm çağlar hasret nehrinde
Gurbet, gurbet yanar içimiz bizim...
Anamı, sılamı görürüm düşde
Gurbet gurbet rüya düşümüz bizim.....
Gurbet Gülleri
Tomurcuk tomurcuk güle dursa da
İçin için yanar gurbet gülleri...
Sıladan uzakta Yeşil Bursa'da
Memleketi anar gurbet gülleri
İçin için yanar gurbet gülleri...
Gurbetin yolunda savrulur gider
Sararır kızarır kavrulur gider
Irmak ırmak coşar kıvrılır gider
Memleketi anar gurbet gülleri
İçin için yanar gurbet gülleri...
Seçilmez onların beyazı alı
Arıya yaptırır aşk ile balı
Vatana bayrağa toptan sevdalı
Memleketi anar gurbet gülleri
İçin için yanar gurbet gülleri...
Kimisi şehittir kimisi gazi
Tartamaz kadrini bozuk terazi
Çalar söyler ağlar çok mütevazi
Memleketi anar gurbet gülleri
İçin için yanar gurbet gülleri...
Onlar gurbet gülü gurbet onların
Başlara ne gelir bilinmez yarın
Mezar taşı olur her bir mezarın
Memleketi anar gurbet gülleri
İçin için yanar gurbet gülleri...
Açılan dalına bülbüller konar
Güle döner bazen bir ulu çınar
Ozan olur türkü söyler her pınar
Memleketi anar gurbet gülleri
İçin için yanar gurbet gülleri...
Gurbete açılır gurbette solar
Garibin gönlüne hasretlik dolar
Bağrına taş basar saçını yolar
Memleketi anar gurbet gülleri
İçin için yanar gurbet gülleri...
Çakmak çakmak dolar gülen gözleri
Hâl dilleri vardır yoktur sözleri
Mecnun'u andırır solgun yüzleri
Memleketi anar gurbet gülleri
İçin için yanar gurbet gülleri...
Sevdayla yaşayıp sevdayla ölür
Dış dünyası esir iç dünyası hür
Suyu ve toprağı çileli ömür
Memleketi anar gurbet gülleri
İçin için yanar gurbet gülleri...
ŞAKALAR'ım der ki gurbette gülüm
Gurbet türküsünü şakır bülbülüm
Gelse de gurbette ansızın ölüm
Memleketi anar gurbet gülleri
İçin için yanar gurbet gülleri...
Gurbet
Gurbet her sabah kalkışımda
Gurbet ile yıkarım yüzümü
Gurbet evimde, işimde, aşımda
Gurbet ile tanıştım tam 20 yaşımda
Ekmeği her tutuşumda Gurbet kokar
Her zeytin tanesinde memleket Gurbet
Ben çay içerim içimi Gurbet yakar
Çeşmeyi her açışımda sanki Gurbet akar
Her akşam camdan Gurbetleri sayarım
Akın akın Gurbet Gurbet geçerler
Bir elimde bıçak özenle Gurbeti soyarım
Sonra evi baştan başa Gurbetle boyarım
Telefonda Gurbetle dertleşir ağlarım
Elimde Gurbet dilimde hep Gurbet
Gurbet konuşur ben yüreğimi dağlarım
Gurbetle canlanır şimdi çocukluk çağlarım
Bir gün oğlum bana Gurbeti sordu
Gurbet tam karşımda oturuyordu
Kız kardeşinin adı Gurbet dedim
Gurbeti anlatmak belki de çok zordu
Gurbet bizi dinlemiş olmalı ağlıyordu
Gurbet Akşamları
Hiç istemem yine gelir,
Çatar gurbet akşamları
Yüreğime hançer olur,
Batar gurbet akşamları.
Öldürecek beni dertler,
Bende geçti bini dertler,
Dertlerime yeni dertler
Katar gurbet akşamları.
Bilmiyorum dertten gamdan,
Zevk mi alır intikamdan?
Kanlım gibi şu yakamdan,
Tutar gurbet akşamları
Şimdi akşam bak şu anda,
Zindandayım ben zindanda,
Zindan ne ki zindandan da
Beter gurbet akşamları
Acılara beler beni,
Kesip doğrar diler beni,
Parça parça böler beni,
Yutar gurbet akşamları.
Memleketim ilim obam,
Kavim, gardaş, dost, akrabam,
Gözlerimde anam, babam,
Tüter gurbet akşamları.
Kadir Mevla’m yardım etsin
Ozan Arif yurda gitsin
Bitsin artık bitsin bitsin...
Yeter gurbet akşamları.
Gurbet
Başımda bir deli sevda
Dolaşırın gurbet gurbet
Yanar şu yüreğin narda
Dolaşırın gurbet gurbet
Zalim gurbet olmasaydı
Bağda gülüm solmasaydı
Bülbül dalına konsaydı
Gezer miydim gurbet gurbet
Özlen özlem olur gözüm
Küllenmiş yanmıyor közüm
Ağıt olmuş her bir sözüm
Dolaşırım gurbet gurbet
Garip bir hal gelir başa
Güllerim tutulur taşa
Bülbül feryat eder boşa
Dolaşırım gurbet gurbet
Vurguni ahvalin söyler
Dil matemde yürek neyler
Akar gözlerimden seller
Dolaşırım gurbet gurbet
Gurbet Elde
Küçük yaşta çıktım gurbet ellere,
Doyamadım gonca gonca güllere,
Harç karıp karıştım suya sellere,
Gurbet elde zalım, şu gurbet elde.
İnşaatta sırta koydular torba,
Bulunca sevindim, yırtık bir hırka,
Aval aval bakıp oturduk parka,
Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Köyümün sevdası burnum da tüter,
Ayrılık çok zormuş ölümden beter,
Sabah bülbül değil kargalar öter,
Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Seni bekler, bilemezsin hep neler,
Kalmak için bulduk baraka evler,
Suların başında oturur devler,
Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Zaman yok ki muradıma ermedim,
Hep çalıştım asla mola vermedim,
Mutluluğu bir tek olsun görmedim,
Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Ellerimi yardı çimento tozu,
Buralarda olduk sessiz bir kuzu,
Geçmiyor ki aylar, gelmez otuzu,
Gurbet elde zalım şu gurber elde.
Yatak, döşek yapılırdı yün ile,
Vurduk buralarda kelepçe dile,
Malzemeden çalar, işleri hile,
Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Menfaat ve çıkar öne geçiyor,
Akıllılar! sana değer biçiyor,
Musluk değil bidon suyu içiyor,
Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Akşamları koyun kuzu gelmiyor,
Suratlar asılmış yüzler gülmüyor,
Yapılan iyiliği kimse bilmiyor,
Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Terler akar sırtımızdan aşağı,
Yükler ağır, çıkarmayak kuşağı,
Çoğu zaman göremezsin uşağı,
Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Hasret kaldım akan bir su sesine,
Yabancı hayranmış bilmem nesine,
Rastlamadım insanların hasına,
Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Komşu komşusuna selam vermiyor,
Ziyarete hiç kimseler gelmiyor,
Yardımlaşma ölmüş, kimse bilmiyor,
Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Gurbet olmasaydı nasıl olurdu?
Ekmek için çok insanlar ölürdü,
Ali'm belki yetim, öksüz kalırdı,
İyiki de varsın ey zalım gurbet. |