|
.
reklam
Burada birbirinden güzel şiirler derledik.. Bu şiir kategorisindeki sizler için seçtiğimiz en güzel şiirlerin listesi:
reklam
Filistin Açsın Gözümüzü
Haydi, Müslümanlar birlik zamanı
Kale gibi karşı dursun Filistin
Zalim karıştırır sapla samanı
İsrail’i mağlup etsin Filistin
Katil, Siyonistler döker kanları
Susturmak isterler hem ezanları
Acımadan öldürür alır canları
İnşallah sonun da güler Filistin
Çoluk, çocuk demez basar bombayı
Bundan insaflıdır dağdaki ayı
Amerika olmuş zalime dayı
Etfâl katilini siler Filistin
Abdülhamit vermez bir karış tûrab
Gazze baştanbaşa oldu hep harâb
Zalimlere insin semadan sehâb
Yardımla ayağa kalksın Filistin
Ey İslam milleti kaldır zilleti
Siyonistler denen zalim illeti
Yarabbi sen kurtar masum milleti
Necat bulur elbet Haktan Filistin
Filistinlim Affet Bizleri
Bizler de suçluyuz İsrail kadar
Bu zalim devleti ilk tanıyan biz
Müslüman şehittir düşmanlara dar
Birlik olup karşı durmalıyız biz
Tefrikayı atıp ittihat gerek
Siyonist’e yoktur cesaret yürek
Allah’u ekberle girelim direk
Birlik olup hemen yürüyelim biz
İsrail devletin orda kuranlar
Müslüman olanı işte vuranlar
Bu kâfir güruha karşı duranlar
Canlar yok olmadan savaşalım biz
Ey Müslüman uyan düşmanı tanı
Bak Gazze de akan Müslüman kanı
Topluca alınır bebekler canı
Katil İsrail’i sürmeliyiz biz
Birleşmiş milletler ne işe yarar
Nihayet aldılar geçmez bir karar
Filistin’e verdi katiller zarar
Yeniden kurmalı adaleti biz
Lağvedilsin BM zülüm ocağı
Amerika açmış hain kucağı
Gazze’liler tutu İslam sancağı
Dalgalandıralım onu burçta biz
Benim Olmalıydın
Gülen yüzünde güller açmalıydı
Gözlerinde beni okumalıydım
Gamzelerinde kaybolmalıydım
Benim yarim olmalıydın
Beni şiirlerinde değil
Rüyalarında hecelemeliydin
Mavi bulutlarda uçan
Uçurtmaların kanadına
Değil kalbine yazmalıydın
Pisiden korkan tırsık çocuk gibi
Kaçmamalıydın
Benim olmalıydın
Benim Olmalıydın
Gülen yüzünde güller açmalıydı
Gözlerinde beni okumalıydım
Gamzelerinde kaybolmalıydım
Benim yarim olmalıydın
Beni şiirlerinde değil
Rüyalarında hecelemeliydin
Mavi bulutlarda uçan
Uçurtmaların kanadına
Değil kalbine yazmalıydın
Pisiden korkan tırsık çocuk gibi
Kaçmamalıydın
Benim olmalıydın
Bayramlar Bayram Ola
Giden bayramlardan almadık bir tat
Gardaş bu senenin bayramı nasıl?
Şenay'larda bayram hergün, her saat
Elif'in Döne'nin bayramı nasıl?
İçinde boğulduk derdin acının
Uykusu bitmedi şeyhin, hacının
Üç gardaşı şehit vereh bacımın
Oğulsuz ananın bayramı nasıl?
Neşe topuğumda, elem boynumda
Sen çoğunu anla, ben az deyim de
Kim öldü, kim kaldı garip köyümde
Ya bizim hanenin bayramı nasıl?
Dert deşmek değildir gayem niyetim
Düşündükçe sızlar kemiğim etim
Gelini dul kalmış, torunu yetim
Ak saçlı ninenin bayramı nasıl?
Hangi eller sürer suçluyu suça
Güdümlü başların destesi kaça
Kimler zorlanıyor gönülsüz göçe
Boş kalan binanın bayramı nasıl?
İşkence altında ezilen canlar
Masum yiğitlerle dolu zindanlar
Ses verin mezardan ulu sultanlar
Yusuf’un Kenan’ın bayramı nasıl?
Bizden sandığımız bize yabancı
Görünen simalar göze yabancı
Kabukta bayram var, öze yabancı
Söyleyin mananın bayramı nasıl?
Sabahtan haber yok, ufuklar kara
Semerkant kan ağlar, yanar Buhara
Keşmir, Kabil, Kerkük hasret bahara
Kudüs'ün, Sina'nın bayramı nasıl?
Ayşe'nin bayramı gözyaşı, firak
Sultan'ı derdiyle baş başa bırak
Sormadan geçemem etmişim merak
Nükhet'in, Nana'nın bayramı nasıl?
Mücahid maddeye yapar akını
Devrimci soygundan tutar yükünü
Biz toprağa verdik Hikmet Tekin'i
Katil'in, Zana'nın bayramı nasıl?
Doğduğundan beri çamlar deviren
Ekranda iftira, yalan savuran
Salyası, ülkeyi göle çeviren
Boynuzlu dananın bayramı nasıl?
Ne Böyle Sevdalar Gördüm, Ne
Ayrılıklar
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları
Gıcırdayan Acı
günler eğreti
yük duyarsız...
eski bir kamyon
lastiği gibi
şu ağır dingilden
kopacağım artık
kim bilir belki de
sesi ipeksi biri
yaslı bir iskeleye
iliştirir beni
ah yanlış ipleri
düğümleyen cimacı
tekneler sokuldukça
gıcırdıyor acı
Buğday
Düzüldü uçsuz bucaksız alay,
Çıngıraklar çalar kapılarda.
Düzüldü uçsuz bucaksız alay,
Bak, son hasat başladı rüzgarda.
Okundan ayrılmak üzere yay,
Kuyuların ağzı genişledi.
Okundan ayrılmak üzere yay,
Korku ta kemiğime işledi.
Savruluyor gökyüzünde buğday,
Gölgeler uzaklaşıyor yerde.
Savruluyor gökyüzünde buğday,
Tanrım! tanrım! Bir deva bu derde.
Düzüldü uçsuz bucaksız alay,
Çıngıraklar çalar kapılarda.
Düzüldü uçsuz bucaksız alay,
Bak, son hasat başladı rüzgarda.
Undan bize de pay, bize de pay,
Koşun, buğday dağıtıyor Yusuf.
Undan bize de pay, bize de pay,
Çökmeden sonu gelmeyen küsuf.
Eriyecek tencerede kalay,
Çocuklar ağlaşmasınlar dağda.
Eriyecek tencerede kalay,
Yetişmeyecek Ömer imdada.
Altında aynı eğer, aynı tay;
Arayıcısı herkes bir sesin.
Altında aynı eğer, aynı tay;
Seferi aynı köye herkesin.
Artık kuruldu bu kervansaray,
Boşuna düşünür ihtiyarlık.
Artık kuruldu bu kervansaray,
Şimdi seslerle dolu mezarlık.
Orhan Veli Kanık
Sevgilim
Sevgilim yalan söylersem sana
Kopsun ve mahrum kalsın dilim
Seni seviyorum demek bahtiyarlığından
Sevgilim yalan yazarsam sana
Kurusun ve mahrum kalsın elim
Okşayabilmek saadetinden seni
Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim
İki nadim gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
Ve göremesinler seni bir daha
Nazım Hikmet Ran
Söyleyemedim
Canparesi'ne
Aklımda gözün kaldı
Solumda sızın kaldı
Bir çift sözüm kaldı
Diyemedim
Dilimde adın kaldı
Geride yadın kaldı
Kulakta sedan kaldı
Dinleyemedim
Geceden uyku kaldı
Garip bir duygu kaldı
Şiirler öksüz kaldı
Beceremedim
Sabaha nefes kaldı
Yarım bir heves kaldı
İçimde o his kaldı
Bitiremedim
Geriye ölüm kaldı
Tutkulu zulüm kaldı
Vuslata bir an kaldı
Seni o kadar sevdim ki
Söyleyemedim, söyleyemedim.
İzmit - 08.06.2006
Gültekin Yazıcı
Yalnızlık
I
Yalniz kaldınız sanırsınız,
Biliyorum.
Yalnız bırakılmışsınız,
Biliyorum.
Ötesi yok.
II
Ötesi var:
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp-dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir.
Özdemir Asaf
Bir Şey Var Sende
Bir şey var sende
Gönlünde sancıyan Zelîha'nın
Kınanan aşkına özgü bir şey
Diyemediğim adını sırrına eremediğim
Bir top menekşe bir demet çiçek mi?
Aşk mı desem eski bir dert ki inceden
Can ipimi ilmek ilmek tüketen…
Bir şey var sende
Vardıkça, göğün kaybolan derinliğinde
Yalnızlığın sihirli elmas gözlerinde
Tut ki rüyaları
Yarı kalmış sevdaların peşinde
Uzatmak uzatmak gibi bir şey
Hangi yağmur döndü
Düşmeden acıkmış karnına toprağın
Hangi has bahçe
Sakladı şakıyan bülbülleri seherden
Bir şey ki Kevser’den
Yarı sıcak nisanlar gibi sevecen
Kır çiçekleri gibi masum
Zambaklar gibi nazlı bir şey
Bir şey var sende
Açılmamış bir gonca gibi
Kendine sakladığın bir şey
Turhal - 01.04.2006
İbrahim Çam |