|
reklam
Burada birbirinden güzel şiirler derledik.. Bu şiir kategorisindeki sizler için seçtiğimiz en güzel şiirlerin listesi:
reklam
Kırgınlık Şiiri
Kırgınlık
Sanki başka bir his
Hiç ama hiç
Yaşamamış gibiyim.
Kırgınlık
Beyoğlunda bir ara sokakta
Yapıldığı yıllarda muhteşem
Şimdi küf ve soğan kokan
Bir bina gibi
Kime ne sitem etsem veya yakınsam
Bütünü sana gibi
Bir yol tutturup kendiliğinden
Hepsi sana yöneliyor
Bedenim
Toprak üstünde kaldıkça
Benden ne selam ne sitem
Ne de yakınma
Bekleme, yollara bakınma
Son gün Yeraltına gidişte,
Ben ve yüreğim Tanrı'ya
Döneceğiz ve kırgınlığım
Yani o soğan kokulu apartman
Sana döndürülecek unutma
Kırgınlıklarım
kırgınlıklarım,
büyüdükçe bu dünyada
şikayet ederken başkalarını
bir de bakıyorum her şeyi kirletme çabasına
ben de düşmüşüm istemeden
büyüdükçe yeni hayal kırıklıklarıyla karşılaşıyorum
ilk hayal kırıklığım,
Ay Dede'nin göktaşı olduğunu öğrenmemdi
sonra pamuk sandığım bulutların
sis olduğunu öğrendim.
oysa gerçeği öğrenmeden önce
ne güzeldiler...
küçük kırgınlıklarım gitgide büyüdü...
artık hayal kurmuyorum
her kurduğum hayalin altından
acı bir gerçek çıkıyor
belki de bu benim için en iyisi
bu gerçeklerle yaşamalıyım
belki sonrası olmaz diye....
Kırgınlık
bu kadar uzak durma
bak
yitip gitti güneş
tüm sıcaklığıyla
şimdi
bir rüzgar esiyor derinden
iliklerime kadar işliyor sesi rüzgarın,
titretiyor düşüncelerimi
taraçamda yok ki saklanayım
kiremit yüklü çatısının altına
bu yalnızlık
götürür beni cenneti alaya
Bu Kırgınlık Vapuru
sık sık uğradığım mekanlarımın
defne yaprağı kokulu melankolisi
şiir kanatlı bir uğultuyduk sakallı hırpani
heybetli ağlardık akşama doğruları
istanbul saklardı istanbulluğunu
ayaklarımızda yalnızlığın prangası
öykünürdük deniz kuşlarına
işimizdi hüzün çekmek ağrı dalyanlarından
gözlerimizin ağ ağ kararsızlık
kıtlığını çekerek nazlı güneşinin edalı (sen)
bu kırgınlık vapuru
bir ankara akşamı üşümesi
denizlerden öğrendik hiçbir limana bağlanmamayı
bir rüzgara bir umut gemisine kafa tuttuk
bağlanmamanın adres defteriydik
ayrılık müstehaktı ezgilerimize
tutarız ayrılığın yükünü
tutarız da çelmesini yeriz gurbet türkülerinin
takatsiz uçma heveslerimizle bitik
sultası başımızda alçak bir yitikliğin
sarsıcı itirazımızda ezilen çiğnenen
sevda meyvelerinin nahoşluğu
herhangi bir şarkının duraklama bölümüydük
ille de kümülüslü
nedense kapalı havalı
gizleyen tüm yanlış yaşanmışlıkları
karlı bir kış sabahı
taşınmak gibi ankara semalarından
bir şairaneliğin rakı kadehine
bozkırlı şaşkın utkulu sevmeye
sevişmeye
Kırgınlık(dörtlük)
ne mazim var şimdi anlatacagım
ne de adın var birdaha anacağım
bırak beni duymasın kulaklarım sesini
unuttum ben senle birlikte kendimi
Kırgınlık
- Bebeklerimin kırılmasını istemiyorum! ...
- Ama, bu imkânsız. Nasıl insanlar hastalanıyorlarsa,
bebekler de işte aynen öyle hastalanıyorlar. İnsanlar
ilaç kullanıp tekrar iyileşseler de, bebekler bunu
başaramaz.İnsanın hastalanması da aslında onun
kırılmasıdır.
Benim avutmam, bir de kırılmış bebeğin iyileşmesinin
imkansızlığına inanması onun gözlerindeki yaşı durdurdu.
KıRgıNlıK AtÖLyEsİ
kendine yalan söyleyenin çılgın yaramazlığı
gürültülü bir pazar gibi kuruluyor dalgınlığına.
hangi dikkatsiz sevmeler kaybolmaz ki
toplanıp dürülmüş bulanık tezgahında..
duraklarını yitirmiş bir babanın gidişi
kararlı söndürdüğü gözlerine bir esmer bilet alıp
birbirine anlatacak uçurumdan iki ülkeyi
eskimenin sularını damlatıp yastığıma..
yalnızlık iletkendir demiştin; yaşam da öyle
diri bir başkalığa gövdeyim işte
kullanılmamış öfkenle sen, her buluşmada yorgun
yaşam eskizleri hazırlayan kent adlarını
yasakla içime; telaşımdaki hızı durdur..
bak! anlaşılan o ki,
kırılmış birer tabletiz aşkın atölyesinde..
Kırgınlık
bu kadar uzak durma
bak
yitip gitti güneş
tüm sıcaklığıyla
şimdi
bir rüzgar esiyor derinden
iliklerime kadar işliyor sesi rüzgarın,
titretiyor düşüncelerimi
taraçamda yok ki saklanayım
kiremit yüklü çatısının altına
bu yalnızlık
götürür beni cenneti alaya |