|
.
reklam
Burada birbirinden güzel şiirler derledik.. Bu şiir kategorisindeki sizler için seçtiğimiz en güzel şiirlerin listesi:
reklam
Beni Nereye Uğurluyorsunuz?
Neden ağlıyorsunuz?
Feryatlarınız niye?
Ölmedim ben,
Anne baba! ! !
Niye duymuyorsun beni,
Sen can yoldaşım.
Ya sen arkada duran,
Heeyyy bakın bana! ! !
Ağlamayın üzülmeyin,
Gözyaşlarınız bana azap.
Ne oldu bana?
Neresi burası?
Daha okulu bitirecektim,
Lüksemburg lahanası ekip
Seracılıkta bir numara olacaktım.
Sonra …sonra askere uğurlayacaktınız!
Yanlış yerde miyim,
Ne zaman bitti okul?
Burası terminal de değil,
Askere de yollamıyorsunuz,
Siz beni nereye uğurluyorsunuz? ? ?
Uğurludağım
Yıllar öncesinde doğduğum yersin,
Şimdi yaşadığım, doyduğum yersin,
Hasretlik çektiğim, sevdiğim yersin,
Seninle gülerim Uğurludağ’ım.
İster malım, ister canım var densin,
Efsanede küçük İstanbul sensin,
Rabbimin çizdiği zümrüt desensin,
Kadrini bilirim Uğurludağ’ım.
Türkünü söylemiş Âşık Figani
Âşık Bekir ile meşhur Gülabi
Ben de sazım çalıp onlar misali
Aşığın olurum Uğurludağ’ım.
Şirin yaylaların Düdüklük, Darlık
Başkışla, Zağ, Gölcük, Göçük, Güroluk,
Armutlu Çukur’da bulursun sağlık
Selamım salarım Uğurludağ’ım
Çeloğlu, Kavunluk daha nicesi
Yemyeşil ormanı nazlı ecesi
Sanki bir türkünün sırlı hecesi
Sazımla çalarım Uğurludağ’ım.
Kapılsam bahtımın esen yeline,
Bıraksam kendimi hayat seline,
Mahkûm olsam bile gurbet eline,
Gün olur gelirim Uğurludağ’ım.
İmandan sayılır vatan sevgisi
Sana olan sevgim Allah vergisi
Elvan elvan lale, sümbül, nergisi
Koynunda bulurum Uğurludağ’ım.
Ben sana aşığım bilenler bilir
Sözümden payına düşenler alır
Ben ölsem geriye bu sözler kalır
Dillerde kalırım Uğurludağ’ım.
Ceddimden bir çok şehitler varken
Ali, Cengiz, Salim, Mustafa derken
Sıddık'ta yazıldı deftere erken
Gözyaşım silerim Uğurludağ'ım.
İsafakıoğlu okunur künyem
Türkler diye maruf büyük kabinem
Al'anın Hasan'la Hac'arap dedem
Ben Halit Yıldırım Uğurludağım.
Sevginle titrettim gönül sazımı,
Velhasıl bitirdim burda sözümü,
Ecel geldiğinde yumup gözümü,
Bağrına dalarım Uğurludağ’ım.
Uğurluyoruz Güneşi
yanımda bronz yüzlü amcam
gökkuşağı renkleriyle sepet balonumuzda
yol aldık titreyen göl kumsalında
sabah masmavi bir atlas saten
balıklarıyla çarşaf yenileyen akdeniz
yamaç paraşütündeyiz sanki!
götürüyor bizi Marmaris yarımadasına
altımızda Akdeniz, Akdeniz meltemiyle
derin mavilik anafor halinde kavuşur limana
yeşil kadife çam tepelerin dalgaları
yalazlanıyor mayısın ilk haftası
renkli düşlerin içinde
yanar döner bulutlar batı ufkunda
Meksika kelebekleri eşlik ediyor bize
güneş altın ışıklarını yansıttı
kuşluk vakti veya ikindi sonrası
narçiçeği pembesine boyandı
önünde fildişi beyazı kervan bulutlar
pembelerin farklı deseni açıldı birden
mehtaba döndürdü ondan büyük güneşi
uzakta görünce biz ölgün güneşi
dünyanın tek dairevi oldu penceresi
tekneler birer çin porseline benzer
yüksekten görünce üsten yelkenlerini
yarısı dalmış denize dolgun güneşin
uğurluyoruz günbatımında
ateş,karanfil, pas pembesi deseniyle güneşi
Ruhum Aşkı Uğurluyor...
Yaz gününde
Kutup soğuğu var yüreğimde,
Düşlerim üşüyor...
Arkasından salladı pembe oyalı mendili;
Ruhum aşkı uğurluyor...
Git hadi aşk
Yolun açık olsun!
Başka yüreklerde seni yakacak ateşi
Belki bulursun...
Ben de şimdi mevsim kara kış,
Eğer yüreğimde kalırsan yok olursun...
Durma...
Sessizlik hakimken geceye
Sanma ki dilimden düşecek
“KAL! ” diye bir hece...
Son kırıntıların da tükendi bende;
Git seni umut edenlere,
Git... Güle Güle...
Git hadi aşk
Yolun açık olsun!
Başka yüreklerde seni yakacak ateşi
Belki bulursun...
Ben de şimdi mevsim kara kış,
Eğer yüreğimde kalırsan yok olursun...
Konak Uğurluyor Sizi Şarkılarla
Son Vardiyasında akşam
Bir koşuşturma sahnesi sergileniyor
Yine Konak Meydanında.
Oyuncular karınca misali,
Akın akın boşaltıyorlar,sokakları,caddeleri,
Son otobüsler kalktı kalkacak.
Kiminin elinde aceleyle tüttürdüğü sigarası,
Kiminin kolunda sevgilisi,
Kimisi hararetli tartışmada,cep telefonuyla,
Kimisi sarhoş,yalpalıyor bir sağa bir sola,
Kimi evsiz barksız,çocuk,kadın,erkek,yatıyor bankta,
Kimi iş çıkışı yorgun bitap düşmüş,durak oturağında,
Kimileride son nasiplerinde satmaya çalışıyorlar,
Kah elbise,kah gözleme,kah oyuncak.
Kimi aynı mahallenin,aynı semtin sakinleri,
Hatta komşu,komşuyalar,
Nebir selam var,nede bir tebessüm,
Oysaki aynı durakta,aynı otobüsü bekliyorlar.
Yüzlerine bakıyorum insanların,
Allahım yokmu hiç gamzeleri gülen,
Adam yada kadın yokmu mutlu olan?
Hepmi asık suratlar? Hepmi yıkıntı ruhlar?
Bu nasıl tiyatro,Kim yazmış bu teski?
Kim bu bitik,mutsuz yazar?
Siz değilmiydiniz oynayan sahnenizde,
Çok değil bir kaç perde evveli,
En kalite giysiler,en kalite yemeklerde,
Barlarda,diskolarda,deliler gibi çoşan,
Gülmekten nerdeyse kalp krizi geçiren
Şimdi niye bu düşmanca soğuk bakışlar,insanlara,
Hani nerde az evvel,gülen gözleriniz,kahkahalarınız,
Bakınız, saat kulesine,gece 12'yi vurdu,vuracak
Konak uğurluyor sizi,
Gazinolardan yükselen şarkılarla,nağmelerle,
Nağmeler Konaktan,
Hadi içkilerinizde benden olsun,
Tüm yasakların cezasıda benim olsun,
Kapatıyorum,bu tiyatroyu,bedeli kaç para olursa,
Hadi yine için,
Cadde,sokak,bar olsun,
Çoşun eğlenin,yeter ki gülün
Kapanmayın karanlığınıza,
Konak uğurluyor sizi şarkılarıyla,nağmeleriyle.
Uğurlu 13
Eylül’ün on üçünde,
Tüm yağmur damlaları
Birleşerek yağmışlar
''Sen'' olarak dünyaya
Sonra Tanrı ‘’Ol! ’’ demiş
Ve bir ''Nur''la giydirmiş
O berrak vücudunu
Meleklerin ruhundan
Üfleyip nefesine…
Bu dünyaya gelecek
Ve de gelmiş ne varsa
Senin kadar kıymetli
Olmayacaklar asla
Sen, sözün bittiği yer,
Kalbin son sevdiğisin
''Doğum günün kutlu olsun''
Hep mutlu olacaksın.
''Sandık kokulu oda''
Şiirlerinde kalsın
Duamda olacaksın
Yalnız kalmayacaksın |